|
Elmas, kıymetli taşlar arasında en uzun geçmişe sahip olan taştır. Dünyadaki en sert mineral olmasının yanısıra çıkarılması en güç taş olması, benzersiz parlaklığı ve parlayan ateşi, elması tüm değerli taşların en kıymetlisi yapar. İngilizce’de “diamond” ifadesi, Yunanca’da “hükmedilemez, gerçek hakim” gibi anlamlara gelen “adamao” sözcüğünden türetilmiştir.
Yaygın kanı elmas ve pırlantanın iki farklı taş olduğu yönündedir, oysa ikisi de aynı taştır, yalnızca kesim şekilleri farklıdır.
Pırlanta elmasın özel yöntemlerle oluşturulmuş “brilliant ” olarak adlandırılan kesim şeklidir. Bu kesimde ışık taşın içinde kırılır ve gözalıcı bir ateş ve parlaklık vererek geri yansır. Brillant kesiminde, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak, 57 yüzeyli yuvarlak kesim, en çok kullanılan kesimdir. Fantazi kesim olarak adlandırılan diğer kesimler oval, damla, markiz, kalp, baget dikdörtgen kesimleridir. “Gül kesim” olarak da bilinen elmas kesim antik tasarımlarda kullanıcının karşısına çıkar. Altı düz olan ve 12 ile 37 arasında değişen cilalı yüzeye sahip elmas kesimde ışık yüzeye çarpıp yüzeyden yansıdığı için pırlanta kesimde izlenen ateş ve parıltı bu kesimde oluşmaz. Ülkemizde de genellikle 9 ayar üretilen ve antik tasarıma sahip elmas takılar yaygın olarak kullanılmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. PIRLANTA HAKKINDA Elmas Yerkürenin 150 / 200 km derinliklerinden, yüksek basınç ve 2000°C derece sıcaklık altında, volkanik patlamalarla yeryüzüne çıkar. Daha sonra insan eliyle işlenerek pırlanta şekline dönüşür.
Elmasın kalitesi;
-Ağırlık (Carat-Ct) -Berraklık (Clarity)
-Renk (Color)
-Kesim (Cut)
kriterlerini ifade eden 4C ile anılır.
KARAT
Pırlantanın ağırlık ölçüsüdür. Gramın 1/5'ini ifade eder. Bu da 100 puana (santim) eşittir. Pırlantanın değeri, kalite kriterlerinin her birinin varlığı ile doğru orantılı artar.
BERRAKLIK
Elmasın oluşumu esnasında içine karışan yabancı maddeler elmasın berraklığını oluşturur. Elması özgün kılan kristalleşme sürecinde içine karışan mineraller ve yapısal oluşumlardır. Bir pırlantanın berraklığını, izlerin rengi, yapısı, büyüklüğü ve konumu belirler. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve değeri o kadar artar.
Pırlantanın berraklık değeri aşağıdaki harflerle ifade edilir.
FL (tertemiz)
IF (içi lekesiz çok ufak yüzey lekeleri)
VVS1 VVS2 (az sayıda çok küçük lekeler)
VS1 VS2 (çok küçük lekeler)
SI1 SI2 (az sayıda küçük lekeler)
P1- P2- P3 (gözle görülebilen lekeler)
RENK
Pırlantaların çoğu renksiz gibi görünmesine rağmen aralarında belli belirsiz bir ton farkı vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksiz ise o kadar değerlidir. G.I.A (The Gemological Institute of America)'nın tablosuna göre, alfabetik sıra ile D'den Z'ye kadar olan harfler pırlantanın renk değerini gösterir.
En nadir bulunan ve en beyaz olanlar D,E,F ve G'dir. Ama çoğunlukla pırlantalar H ve L arasındadır. M ve Z arasındaki pırlantalarda ise gözle görülür bir sarı tonu vardır.
Çok nadir bulunan belirgin renkte pırlantalar da vardır. "Fantezi" olarak adlandırılan bu grup pırlantalar pembe, mavi, sarı, siyah renklerde bulunabilir.
KESİM
Pırlantanın yaydığı muazzam ışıltı, doğru açılarda, simetrik yapılmış bir kesimin ve yüzey kalitesinin sonucudur.
Boyutu ve şekli ne olursa olsun, iyi kesimli bir pırlantada taç bölümünden giren ışık tüm fasetlerden yansıyarak yine taç bölümünden dışarı dağılır |